Semere

trilyon kilometre uzağa ağaç diktiğini hissettin mi hiç?
üstelik daha önce hiç gitmediğin bir yere?
işte öyle hissediyorum.
nur’a her iş yaptığımda bir kere

Yönetimin %90’ı olumlu hava yaymaktır diye bir sözü vardı eski patronumun. Spotların altında olmasına rağmen zifiri karanlıkta yaşayan karamsar insanlar için.

kestane saçlarından bağlıyım. kollarımı keser uzaklaştığımda. kokusu sarhoş eder. namahrem haramdır bana. arkanda allah var. peygamber korkusu içimde. neden böyle bir dünya. neden herşey yarım.

bu dünya sefa mekanı değil. sefa yalnızca kafalarda. düşünceler götürür cennete. ışıksisteminden büyük gezegeni düşünmekte.

Özlenmeyi hak ettiğin kadarından fazla özlerim,

Gösterilmesini istediğinden az gösteririm.

Asla avucuna vermem duygularımı

Söylendikçe azalır; satırlar gibi.

Beş satır yetmeli.

Kül kedimsin
Temizle içimde aniden nükseden külleri
Duygu damlaları onlar
İzin verme “seviyorum” dedirtmelerine
İçimde kalsın
Kaldıkça kıymetlensin

İlk satır geçmeye başladığında fırtına kadardır

Kağıtsızlık gerçeğiyle karşılaştığında; tıbbî belirti

İlk satırda sert

İlk yarım satırda mum alevi

Işık hızını hissetmektir

Şiir gelgitleri

bir kaldıraç
bir dayanak
ararım kendime
gıcır gıcır
sıçratacak daha uzağa

Ben: dııııt

O: Böyle sessizce bedenine süzülsem… Kalp atışlarını ellerimle hissetsem… Nefesimi içinden hissetsen sıcak bir meltem gibi. Bir tek biz olsak aynı bedende…

Boynumu bükerek gelirim huzuruna
Ayaklarım geri geri gider bazen
İçimi yargılarsan idamlığım
Beni sevdiğinden fazla sevmiyorum seni
Rabbimsin

Ellerim ve ayaklarım yabancı gibi göründüğü zaman gel bana. Elim ve ayağım ol. Nefes al ve tokat at yerime. Yerime koy kendini.

Sonraki Sayfa »